Yeniden Müdafaa-i Hukuk Hareketi Derneği

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Sorry, but Javascript is not enabled in your browser!
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator

 

 

"ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN"

Büyük Millet Mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürkümüz, bundan 92 yıl önce Samsun'a ayak basarak, bağrından çıkmakla iftihar ettiğimiz aziz Milletimizle kutsal Millet Mücadelemizi başlatmış ve bunun neticesinde oluşturulan yeni Vatan, yeni Toplum ve yeni Devleti geliştirip güçlendirmek için aralıksız devrimleri gerçekleştirmiştir.

Müdafaa- i Hukuk Hareketi anlayışına göre,  yüce Miiletimizin Davası kabul ettiğimiz ve sonsuza dek devam ettireceğimiz ''Büyük Türk İnklabını'' gerçek anlamıyla algılayan, özümseyen ve onu şuurlu bir şekilde gelecek nesillere geliştirerek taşıma azim ve kararlılığını gösteren her idealist vatandaşımız ''Genç'' tir.

Bu duygu ve düşüncelerle, aziz Milletimizin '' 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı '' en derin saygılarımızla kutlar, aziz ATATÜRK'ümüzü rahmet, minnet ve şükranla anarız.


YMHHD

 

DUYURU

Değerli üyelerimiz ve Saygıdeğer Halkımız;
Üyelerimizin aydınlanmasını, dernek düşünce, amaç ve ilkeleri etrafında birlikteliklerini ve uyumlarını sağlamak amacıyla hazırlanan “Bilgilendirme ve Aydınlatma Programları” 3 Nisan 2012 tarihinde başlamıştır.
26 Haziran 2012 tarihine kadar devam edecek olan programımız, her hafta Salı günleri Saat:19:00’da Dernek merkezimizde yapılmaktadır.
Çalışmalar herkese açık olup, katılımınızdan memnuniyet duyacağız.
Saygılarımızla,

PROGRAM TAKVİMİ
TARİH SUNUCU KONU

3 Nisan 2012 Salı

Saat: 19:00

Salim Şen

Müdafaa-i Hukuk ve

YMHHD Amacı- İlkeleri

10 Nisan 2012 Salı

Saat: 19:00
Doğan Tayfun Ergülen Aile

17 Nisan 2012 Salı

Saat: 19:00
Sinan Akman Gençlik

24 Nisan 2012 Salı

Saat: 19:00
A. Taylan Atam Çevre

1 Mayıs 2012 Salı

Saat: 19:00
Zeki Dartanoğlu Toplum

8 Mayıs 2012 Salı

Saat: 19:00
Mücahit Bekeç Millet

15 Mayıs 2012 Salı

Saat: 19:00
Tolgun İşcan Vatan

22 Mayıs 2012 Salı

Saat: 19:00
Alper Emre Bağcı Devlet

29 Mayıs 2012 Salı

Saat: 19:00
Emra Balcı Milli Egemenlik

5 Haziran 2012 Salı

Saat: 19:00
Hakan Kaplan Dava

12 Haziran 2012 Salı

Saat: 19:00
Alper Issı Kültür Çevresi

19 Haziran 2012 Salı

Saat: 19:00
Yusuf Can Kutlukan


Milli Eğitim

26 Haziran 2012 Salı

Saat: 19:00
Sertifika Töreni

 

Atatürkçü Düşünce Sisteminde Kadın ve Türk Kadını

Atatürkçü Düşünce Sisteminde; Kadın-Türk Kadını, “önce bütün doğal hak ve hürriyetlere sahip bir insan, sonra saygın, yüksek, onurlu bir varlık, nihayet Türk toplumunun, Türk Milletinin evlatlarını yetiştiren, ona hayat veren, beka sağlayan, erdem sahibi, kahraman ve özveri örneği bir ana’dır.  Atatürk, 1934 yılında; “Türkiye Cumhuriyetinde kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın yerde, her şeyin üstünde, yüce ve onurlu bir varlıktır” demektir. Bu düşünce sisteminin yaklaşımıyla: “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”(1923) - “Kadının varlığı, milletin binbir noktadan temelidir.”(1928) - “Millet esas eğitimini aileden almaktadır. Türk Milleti öyle analara sahiptir ki, her devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını, daha yüksek, daha ileri nesiller yetiştirme yeteneğindedir.”(1934)

Kadın - Erkek Eşitliği

Yüce Atatürk, özellikle Onaltıncı yüzyılın ikinci yarısından sonra kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konusunda Katolik dünyasının Osmanlı İmparatorluğu’nu hedef alan propagandalarının bir parçası olarak “İslâm dinine bağlanan” ve Cumhuriyetin kuruluşuna kadar devam eden, bugün de bazı çevrelerce yeniden güncelleştirilmeye çalışılan ve Türk İnkılabına karşı bir tepkiyi sergileyen tarihi yanılgıyı şu açıklamalarıyla ortaya koymuştur. “Düşmanlarımız bizi dinin etkisinde kalmış olmakla suçluyorlar. Bu hatadır. Bizim dinimiz hiçbir zaman kadınların erkeklerden geri kalmasını istememiştir. Allah’ın emrettiği şey, erkek ve kadının birlikte ilim ve bilgiyi kazanmalarıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve bilgiyi aramak ve nerede bulurlarsa oraya gitmek ve onunla donanmak zorundadırlar. İslâm ve Türk tarihi incelenirse görülür ki, bugün kendimizi bin türlü kayıtlarla bağlı sandığımız şeylerin hiçbiri dinimizde yoktur. “Türk toplum hayatında kadınlar ilim ve bilgi yönünden ve diğer hususlarda erkeklerden asla geri kalmamışlar, belki daha da ileri gitmişlerdir.”(1923)

Atatürkçü Düşünce Sisteminin Türk kadını için belirlediği hedefi Yüce Atamız, 1925 yılında “Türk kadını, dünyanın en aydın, en erdemli ve en güçlü kadını olmalıdır...” sözleriyle belirtmektedir. Bu düşünce sisteminde Türk kadınının görevi ise, “... Türk kadının görevi, Türk düşüncesi, kuvveti, toplumu koruma ve savunma gücüyle donanmış yetenekli nesiller yetiştirmektir. Milletin kaynağı, toplum hayatının esası olan kadın, ancak erdemli ve çalışkanlığı ile bu görevi yerine getirebilir. Her halde kadın, çok yüce olmalıdır” şeklinde özetlenmiştir. Türk Millet Mücadelesinde ve Türk İstiklâl Harbinde Türk kadınının Türk analarının yurtlarını, ailelerini, namus ve onurlarını korumak ve savunmak için yaptıkları kahramanlıklar ve özverili çabalar sonunda zafere ulaşılmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Cumhuriyet, Türk kadınına medeni, hukukî, siyasi, sosyal, iktisadi ve kültürel alanlarda, kamu hizmetlerinin görülmesinde her biri bir inkılâp özelliği taşıyan haklar, hürriyetler sağlamıştır. Ancak Atatürkçü Düşünce Sistemine göre bütün bunlar yetersizdir. “Türk Kadını daha çok aydınlanmayı, daha çok verimliliği, daha fazla bilgi sahibi olmayı hak etmiştir.” Türkiye’de, “Kadınlarımız, erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmaya mecburdurlar. Eğer gerçekten millet anası olmak istiyorlarsa, böyle olmalıdırlar.”



 

Yeniden Müdafaa-i Hukuk

Bugün

1- Vatanımızın bütünlüğü, milletimizin bireyleri arasında uyumu, dayanışması ve birliği, inkılâplarımızın varlığı, hukuk düzenimizin etkinliği, toplumumuzun siyasî, sosyal, iktisadî, kültürel hayatındaki gelişmeleri, millî güç unsurlarımızın verimliliği dış ve iç tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya bulunuyor.

2- Bu durum, bilgi ve enformasyon çağının bütün insanlığı etkisi altına almaya çalıştığı, ekonomik ve çevre alanlarında küreselleşmenin başladığı, dünyanın üçüncü bir bin yıla hazırlandığı, uluslararası ilişkilerde yeni siyasî dengelerin oluştuğu bir ortamda Türkiye’ye zaman, imkân, güç ve kan kaybettiriyor, yeni nesillerin gelişmesini engelliyor, doğmamış nesillerimizi ağır yükümlülükler altında bırakıyor.

3- Dış tehdit ve tehlike uluslararası ilişkilerde Türkiye’yi rakip ve/veya rakip olması muhtemel olarak değerlendiren, Türkiye’nin toprakları, insan gücü ve kaynakları üzerinde çıkar ve beklentilerini gerçekleştirmek isteyen devletlerin açık, gizli ve örtülü eylem ve faaliyetleriyle ortaya çıkıyor. Bunlar, aralarında her türlü işbirliğinde bulunabiliyor, yurt içinde kendilerine uygun ortamlar ve müttefikler sağlıyor.

4- İç tehdit ve tehlike; kişisel ve/veya topluluk hırslarını, çıkarlarını ve beklentilerini toplumumuzun siyasî, iktisadî, sosyal ve kültürel hayatına egemen kılmak isteyenlerin dış tehdit ve tehlikeye uygun ortamlar ve manevra alanları hazırlamalarıyla başlıyor; Bunların, cumhuriyetimizin varoluş nedenlerine, inkılâplarımıza, binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasımıza, millî ve manevi değerlerimize ilgisizlikleri ve saldırılarıyla gelişiyor.

Bu durum ve şartlar karşısında: Milletimizin varlığını, birliğini, haklarını ve hukukunu, devletimizin güç ve bekasını, inkılâplarımızı, tarihi ve kültürel mirasımızı ve değerlerimizi korumak ve savunmak için; millî gücümüzü bütün unsurlarıyla etkin ve verimli, millî iradeyi tam, doğru, kesintisiz şekilde siyasî, sosyal, iktisadî, kültürel hayatımıza egemen kılmak gerekiyor.

Yeniden Müdafaa-i Hukuk; açıklanan durum, şartlar ve gerekler konusunda halkımızı aydınlatmaya, milletimizin her bireyine vatandaşlığın onur ve sorumluluklarının yerine getirilmesi zamanının geldiğini hatırlatmayı görev olarak üstleniyor.


 

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 2

Anket

Sizi En Çok Hangi Sorunlar Etkiliyor?
 

Bizi Facebook'da bulun


Reklam

Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk çevrimiçi